sidearea-img-1
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit, sed diam nonummy nibh euismod tincidunt ut laoreet dolore magna aliquam erat volutpat.
sidearea-img-2 sidearea-img-3 sidearea-img-4 sidearea-img-5

Recent News

Newsletter

Bir Stratejik Derinlik Hikayesi…

Atatürk’ün müthiş dehası, Cumhuriyet Projesindeki stratejik derinlikte görülmektedir.

Bu stratejik derinlik, Kurtuluş Savaşı’nın örgütlenmesi ile başlar, Cumhuriyetin ilanına ve Türkiye Cumhuriyeti’ni kurumsallaştıran devrimlere kadar uzanır.

Büyük Taarruz’un başarıyla sonuçlanmasından sonra İstanbul’dan Bursa’ya Atatürk’ü tebrik etmek için gelen öğretmenlere hitaben Atatürk, şunları söylemiştir ;

“…Hanımlar, Beyler!

Görülüyor ki en önemli ve aydınlatıcı görevlerimiz eğitim ve öğretim işleridir. Eğitim ve öğretim işlerinde mutlaka başarılı olmak lazımdır. Bir milletin gerçek kurtuluşu, ancak bu yolla olur. Bu zaferin sağlanması için hepimizin tek can ve tek fikir olarak esaslı bir program üzerinde çalışması lazımdır.”diyerek,Gazi Mustafa Kemal Atatürk bu sözleriyle asıl kurtuluşun eğitime ve öğretime verilen önemle sağlanabileceğini belirtmektedir.

Ayrıca, “Eğitim ve öğretimde hızla yüksek bir seviyeye çıkacak bir milletin hayat mücadelesinde maddi ve manevi bütün kudretlerinin artacağı gerçektir.” sözleriyle konunun önemini ifade etmektedir.

Atatürk, toplumu çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmayı amaçladığı için, milli eğitim meseleleriyle pek yakından ilgilenmiş ve bir ulusal eğitim programı yaratabilmek için de işe bağımsızlık savaşının ilk yıllarında başlamış ve bu çabalarını savaşla birlikte sürdürmüştür. O, milli eğitimi güçsüz olan bir milletin hiçbir şekilde gelişimini sağlayamayacağını çok iyi biliyordu.

İşte , daha Kurtuluş Savaşı tamamlanmamışken, ülkemizi işgal eden yabancı devletlerle bir anlaşma yapılmamışken, henüz Cumhuriyet kurulmamışken öngörülen ve kurgulanan bu planlamalar stratejik bir derinliğin, aslen bir  dehanın ürünüdür..

Cumhuriyetimizi kuranlara, Cumhuriyetimizin bugünlere gelmesinde taş üstüne taş koyanlara sonsuz minnet ve şükranlarımızı sunuyoruz.

Burak KUTER